uyuyorum


Az bir zamana kadar ahmet kayadan nazlı yarim ve kara yazı dinlerken iyiydi sancılarımız. Adından dahi şiire küsecek olsak minik bebelerin ellerinden yuhalanarak ağladım geceye. Sırtımı verip yattığım geceyi düşman bilip nasıl suskumu kusmuşum.
Şimdilerde enstrümentalin içime sızışına karşı doğuştan tepkiliyim.
Ne zaman kazandı bedenim ve ruhum bu iddialı nefretleri? Vakit tam arifesinde mi yabancılaşmanın ve denizler mesafesi koymanın ve Hakk için susuyorum, uzağa mıydı kader. Öyle topraksız kalışım sana öyle havasızlık helal mi?
Hadi yine geçelim gecenin üzerinden. Nasılsa yarınlar unutlarla dolu!
Gülüp geçiyorum. Ciddi olamayışımı görüyorlar ne çok rüya görüyorlar.
İçimden kara bir duman çıkıyor sanki yiten parça parça ben gibi.
Sesim çınlıyor az berimde. Ahmet kaya ağlıyor kara yazı’ya ben gülerken. Küfrediyorum alacakaranlığın başından.
Yavaş yavaş ölüme kanat çırpıyor kelebek. Aşksallımlığımızın mertebesi artıyor bak bir sen bir ben eksilerek!
Sağlam duvarımız kahrolası israilliler tarafından ablukaya alınıyor. Olsun. İman varsa imkan da vardır. Biz filistinli bebek kadar yürekli değiliz son demde anladığım. Meleklerin ağladığı şehirden yazıyorum. Biraz Kudüs biraz yenişehir.
İnkar ederek geceye seni, yine uyuyorum uyuyorum uyuyorum.

S e v d e. Y a r d ı m c ı
00:25 . 19.01.16

Edeble gelen, lütufla gider.. | Ruhu nazarlı kıza bir şeyler bırak :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s