Fakir bir sevdaya sabırlı bir ah düşünce


Fakir bir sevdaya, sabırlı bir âh düşünce…

Kaçıncı zamanda olursan ol, ağır bir yaraya sen gibi sevdalı lazımdı bana. Kan aktıkça, gülümseyebildiğim. Sarı saçlı kızın buklelerine parmaklarımı değdirebildiğim kadar masum olmak istedim. Her adımımda zehirli bir hançer sokuldu. Sana ulaşmayı -denemek- yetersiz kalır. Sana geldim dediğim her vakitte, biz’li öznelerden düşmek nedir bilemezsin…

Yere her çakılışımda, günlerce kendime gelemezdim. Seni bulmak için, dikenlerimi de yedim. Dilime batmadılar. Gül sana benzemez miydi? Senin dikenlerin yoktu. Ve kan akıttığım saatlerce sana damlardım. Vücudumdan çıkan ağrılar değildin. Gözlerimin değdiği yerler kan gölüne dönüşürdü. Ve depremler sen ağlayınca başıma üşüşür, kalbimi yerinden katlarca aşağıya düşürür sonra yine asırlarca suskuya dönerdi hüzün yanım…

Annenin bahçesinde toprak olsam yeter-di bana. Evin tek gülü sendin. Uykusuz kalmayı, secdelerde seni ağladıkça, biz’e doyuyordum. Cümle kurmasını bilmeliydi bir insan. Gül yüzünü gördüklerinde kim konuşabilirdi ki, ben dilleneyim? Hele ki gözlerin vardı, eylüllerin baharı ertelettiği. Sonra baharın seni görmek adına ne zahmetler çektiğini ve haberlerini zemherinin sonunda aldığını…

Seni kime sorsam, ellerinde bir titreme başlıyor. Yıllar geçmişti. Yüzümdeki toprak kokusuyla gülüme kavuşmaya geldim! Hadi annesinin tek gülü! Aç pencereni seni kanımla büyütmeye ve tohumlarımızı gölgemize savurmaya geldim. Aç pencereni, kokunu özledim…

Açılmıyordu. Perdelerde en ufak kıpırdama yoktu. Taşlanıyordu gözlerim. İçine derin acılar salıyorlardı. Yine biz’den düşmek istemiyordum. Haydi cân! Haydi gül! Haydi, aç kollarını. Dikensizliğinle sar. Asırların ayaklarına dolanası ruhum! Ah seni kaybettim. Ahsen’i/güzeli/ yitirmekle ayıp ettim…

Yüzümdeki toprak kokusu eksiliyordu. Kana bulanıyordu gördüğüm her yer, attığım her adım. Zehirleniyordu gölgemin sakinleri. Âdemoğlu, toprağına dönemiyordu. Dönemiyordum varlığıma! Sen yoktun! Gül yoktun! Ve düştüm yine biz’den. Gül kokmuyordum. Acıyordum, sağırlaşıyordu bütün güzellikler. Seni anlatıyordum bilinçsizce…

Mecnunluk alâmeti sanıp, ellerimi öpüyorlardı. Yaşamıyordum! Gül kokuyorsun diyorlardı-ruhum duyuyordu-. Biliyorum ki, bedenim yasını tutmak için yaşıyordu. Gül kokuyordum. Sen olmuştum…

Sen olmayınca ben, sana dönüyordum. Tutuklanıyordu birer birer ahlâklar. Kelepçelenmiş bir sevdalıyı ince bir âh bekler. Ömrüm zindanda geçse ne fark eder! Sen, olmuşum/ölmüşsün/ bu yeter!…

Gül. Ruhumu aldırdığın gibi, ruhunu da aldır kavuşalım. Katbekat biz’e artalım. Hasretin son damlasını da içirdik sarı kızlar-ımız-a. Kestane rengindeydi saçları. Ve kan, damarda kalmadı. Gül… Haydi aç ruhumu beni de aldır!…

16:44 20-10-2008

SEVDE YARDIMCI

7 thoughts on “Fakir bir sevdaya sabırlı bir ah düşünce

  1. Selamun aleykum sevde kardeşim
    yahu iyikide anlamamışım 🙂
    amin amin RABBİM cümlemizin güzelliğini hayrını arttırsın kurban:) bunuda sizden aldım.
    hakkım varsa helal olsun. Ne demek efendim
    İnş hoş gelmişizdir hoşluklar getirmişizdir.
    RABBİM İSTERSE NASİP EDERSE tekrar tekrar geleceğim buraya
    yüreğinizi YAZDIRAN RABBİM bırakmasın inş.
    susmasın yüreğiniz SUSTURMASIN ALLAH…
    ALLAHA EMANET OLUNUZ
    dua dua dua ile efendim..

  2. ALLAH ALLAH
    anlamadım…
    sevde kardeşim yorumumamı yazdınız?
    yoksa genel anlamda mı YOK/muş..
    zaten ONDAN başka hiçbirşeyin önemi YOK..

    • 😉 Rabbim güzelliğinizi ve hayrınızı arttırsın kurban 🙂

      O anki ruh halim biraz huzursuzdu. Ruhumdan gelen huzursuzlukla sayfaya cevap vererek yanlış anlaşıma yol açtık hakkını helal et.

      HoşGelmişsin.. Hoşluklar getirmişsin.. Rabbim tekrar tekrar seni buralarda görmeyi nasip eylesin.

      Yazıya gelince; “güller asilliğini yalnızlığıyla korur” Hangi güle bakarsanız bakın, hepsi yalnızdır. Hüzünlüdür. Hiçbir gülü, mutluluğa adlandıramazsınız. Konusu geçen satırlardaki manâ, hem yokluğun, hem hüznün, hem asilliğin, hem büyük sırların anahtarına bi gölge vazifesindedir. Sloganımız ise, Herşeye rağmen gülümsemektir..”

      Burdan başlarken; “hüznümün asaleti başımın eğikliğinde gizlidir” durağında nefesleniriz..

      Sonra yine suskular..

      Ve yine Gülüm’se-mek.. 😉

      EyvAllah Kurbanım..

Edeble gelen, lütufla gider.. | Ruhu nazarlı kıza bir şeyler bırak :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s