Onlar Öndeler Onlar Öncüler


Hâce Ubeydullah Ahrar Hazretleri’nin (ö.895/1490) bir müridi bir günah işlemiş, utancından onun huzuruna çıkamaz olmuştu. Sonra düşünmüş ki, bir suç sebebiyle Allah dostlarından uzak durmak daha büyük bir hata olur…

Bu düşünceyle mahcup bir vaziyette Hâce Ubeydullah Hazretleri’nin yanına gitmeye karar verir. Giderken Bahaeddin Nakşibend Hazretleri’nin ruhu için Fatiha ve İhlâs okuyarak, hatasının affı için onun Allah Tealâ’dan[…] şefaatçi olmasını ister. Hâce Ubeydullah Hazretleri’nin huzuruna varıp oturunca, o şöyle buyurur:

– Eğer devamlı Fatiha ve İhlâs okuyarak Bahaeddin Nakşibend’in ruhunu şefaatçi kılabilirsen ne güzel! Ama iş bununla bitmez. Mürid bir hata yapmamak için sürekli ahvalini gözetmelidir.

Hâce Ubeydullah Hazretleri’nin bağlılarından Ebu Said anlatıyor: Gençlik günlerimde Hâce Ubeydullah Hazretleri’nin bana iltifatkâr davrandığı zamanlardı. Gençlik hali, güzel bir kadınla tanıştım. Bir gün kadın evime geldi. Onunla başbaşa kalmak istedim. Tam bu sırada Hâce Ubeydullah’ın sesini işittim: “Hey Ebu Said, ne yapıyorsun?!” Bu sesi duyunca dehşete kapıldım, titremeye başladım. Derhal yerimden sıçradım, kadını evimden çıkardım. Bir süre sonra Hâce Ubeydullah Hazretleri çıkageldi. Mübarek nazarlarını bana çevirerek dedi ki:

– Eğer Hak Tealâ’nın yardımı yetişmeseydi şeytan seni yoldan çıkarmıştı!

Yine Ebu Said anlatıyor: Bir kere şarap içme arzusu duymuştum. Birisinden geceleyin şarap getirmesini istedim. O da bir testi şarap getirmişti. Şarap testisini pencere dışından yukarı çekmek için bir kuşak sarkıttım. Kuşağa bağlanmış testiyi yukarı çekerken, testi duvara çarparak bir kulpu kırıldı. Tam yukarı çekerken de kuşağın bağı çözüldü, testi yere düşüp parçalandı. Üzgün bir halde uyudum. Sabahleyin erkenden testi kırıklarını duvar dibinden temizledim, kokuyu gidermek için orasını suyla yıkadım. O sırada Hâce Ubeydullah Hazretleri de evime geliverdi. İlk sözleri şu oldu:

– Bu gece yukarı çektiğin testinin sesi kulağıma erişti. Eğer o testi kırılmasaydı, benim gönlüm kırılacak ve seninle bir daha karşılaşamayacaktım.

Ali b. Hüseyin es-Safî (sad. Mustafa Özsaray), Reşehat (İst. 2005), s.568-69.

Reklamlar

Edeble gelen, lütufla gider.. | Ruhu nazarlı kıza bir şeyler bırak :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s