Kulaktan Kalbe..


Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşayan büyük veli ve alim Abdurrahman-ı Tâğî k.s. anlatıyor:

Gavs-ı Hizanî k.s. bize ezanın manasını ve işitildiği vakit şöyle düşünmek gerektiğini öğretti.

Allahu Ekber: Allah ibadet ve taata ihtiyacı olmaktan yücedir.

Eşhedü en lâ ilâhe illallah: O’ndan başka ibadete layık yoktur.

Eşhedü enne Muhammeden Rasullullah: Peygamberlerin[…] dediği haktır ki, namaz kılmak farzdır. Kul için kıldığı namazın sevabı vardır. Bırakınca ise acıklı bir azap ve büyük mahrumiyet vardır.

Hayye ale’s-salâh: Namaza gel ki o büyük sevaba kavuşasın.

Hayye alel-felâh: Namaza gel ki acıklı azaptan kurtulasın.

Ezanın bu kısmında şöyle demek gerekir: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh”. Yani, yüce Allah’tan başka itaat etmeye, azaptan kurtulmaya yardım eden yoktur.

Müezzinin tekrar “Allahu Ekber” demesi, yani Allah senin ibadetine muhtaç olmaktan yücedir, eğer dinleyiciyi biraz gevşekliğe sevk ederse de…

Lâ ilâhe illallah sözü; yani ibadete lâyık olan yalnız Allah’tır. O seni azaptan kurtaracaktır. İşte bu güzel söz gevşekliği giderir.

(Minah, Sey-Tac Yay.)

Reklamlar

Edeble gelen, lütufla gider.. | Ruhu nazarlı kıza bir şeyler bırak :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s