Kara-m-bole


“Karnımda yumruklar”
HAYIR! Çocuk neşesi değil içime kıvrılan, azabın çığlığıdır kırılan/kavuran…
Çehremi soyup ateşe çırıl çıplak günahkar bırakıyorlar…
 
Simalarından tanıyorum haşrın çocuklarını, kalpleri sökülmüş bir ağıtla solgun çiçeklerim benim. Ne makamını arzuladık da böylesine bir esaret kör etti cümlemizi.
Lal devri suküt lehçesiyle giyinirken karşımızda, korumasızdım insanların iftira yağmuruna. Hassas hazinem yağmalanırken “etme” diyemedim çalanlara.
Gördüğüm halde,
Göz göze geldiğim halde,
Sukütü giydim
Lal kesildim,
“Hırsızlık buysa eğer” dedim..
 
Alınsın varım yoğum. En köşede sırıl sıklam ağlayan yusuflar geldi yanıma, içlerinde züleyhaların Rabbi.
Rableri gülümsedi
Yusuf semasındaydı dünyanın.
Çemberden kovulan,
Davet edilmişti en güzeliyle aşka…

Masallarımız cinayetlerle son bulurken ne kadar anlamsızdı mutluluk, öylesine aldatılmıştık ki acıların acısına mutluluk hayali yapıştırıp beklerdik. Gelmeyeceğini bağıra bağıra söylerdi zaman. inanmıştık ya, mutluluk beklerdik ya, kanımıza kadar yazılmıştı hasret… 

Onlar haklıydı
“Dünya müminin zindanı, kafirin cenneti” demişti Efendiler efendisi/S.A.V/

Bir gelen ikiyle gitmezdi. Adımızın ilk harfini yüreğine nakışlayanlarda gördük zelzeleyi, buna rağmen inandık. Oysa söylemişlerdi, 

“senden çiçek açmaz cehennem gülü!”

Sen birlikten doğdun

İkiden gelmenin hesabını veremezsin…

Herkes yerini bilecekti gayri. Ne toprak suya karışacaktı, ne yağmur buluta. Kuraklaşacaktı hane-i gül…

Toplanmamak üzere sertleşecekti dikenler, gözlerime sinmiş hüzünden bir aşk verilecekti tenime. Tenden de aşktan da geçilecekti o vakit.

Çünkü demişti ki nakşibendi tarik; terki dünya, terki ukba, terki terk! 
Aşktanta vaz geçilecekti
Haşra varmadan
Yanmak, cehennemi tutuşturmaktı görevi
Sıratlar bu yüzden kurulu içimizde 
O yumruk yumruğa giriştiğimiz halvetimizde 
Yalnızlıkla gireceğiz ilk gecemize
Solumuzdan tutulacak birileri
Örtse de üzerimizi, yırtılacak yusufi gömleğimiz 
Emanetlerden kutsi “hüzün” şerefimiz…
 
Kahrolmak ne büyük illet, “ol ve öl” emrine riayeten susmayı edepten bilerek, aşktan ve A’dan gayrısına “LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH” diyerek EYVALLAH..
 
10:46 27/04/2010 sy
Reklamlar

Edeble gelen, lütufla gider.. | Ruhu nazarlı kıza bir şeyler bırak :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s