Bir başkadır öksüzlüğü insanın, böylesi yarımlaşınca…


Bir başkadır öksüzlüğü insanın, böylesi yarımlaşınca…

Aslına bakıp itiraf edesi gelir herşeyini, bir de gerçekleriyle yutası. Kusmuğu dahi hayâlin köşklerinde kıvranıp, can hâvline düşmüşken hangi huzuru söz tüketir? Elbet güzelliği vardır çekilen ıstıraba sabır takılan. Bir de acısı vardır ya, tam ruhundan alır kanını şahın…

Ne kırgınlıktır ki göz gözü görmez de, can cana titrer bir adım gitmeye. Çığlık yutana sorulur mu yaşam sevinci? Ama öyle bir hâldir ki, odalar kireç tutmaz, hasretin ağrısı duvarların yüreğinden fışkırır nem edasıyla…

Rutubetli kalplerin hangi yönünde izmarit söndürürsen o kadar acısızdır sukuta kesilen emirleri. Kılıcın kestiğine akbabaların ortakçı olduğunu biliriz de yılanın ihaneti aklımızda kalmışken, unuttuğumuzdur leş yiyici…

Hürmet ehline veda öpücüğü kondurmadan gitmesi ne zor viranemin. Hâl ehlinin sırrına erişilemediği gibi, gidemeyişimizin tek sebebidir “ahşk”. Şeytanımıza karşı çaktıkları çivileri fuhş esareti kazımışsa umarsızca, minareleri sökülüyor ezanlarımızın /duymuyoruz/”hıristiyanlaşıyoruz”…

Bre heybet! İki kaşın arası kıyameti yolduysa saçlarımızdan, kapı dışarı edilmiş bir yetimden daha feryaddır sesimiz. Arzu hâldi, kırbaç yemiş kalplerimizde bir ekmek kırıntısı umudu cesaretimiz. Göğe dilenci gerekmeyeseymiş, havva hiç(!) adem oğlunu rahmine kabuletmeyecekmiş…

Öğüt alıp, yâr sözü himmet oldu yaşımıza, ne kan gördük ne belâ! Musibet, şeytandan daha evlâ! Başımızda cümle taç kırıldı aynalar sokağında, düş-mek, sinâ dağından emanet kaldı fiilerimize. Oysa demişlerdi, “Nuh tufanı gelmeden geliniz/dönünüz”…

Bir avuç dolusu iman(!) kalbiyatımda ve bir beden ağrısı korkaklıkla hangi cihada bayrak taşıyayım. “Bir başkadır öksüzlüğü insanın, böylesi yarımlaşınca…” Nebiler ve Rusuller huzurunda çorak bir dilenciye mi kaldı dava!

Hayâdan ve kahrdan asırlarca ibreti kainata tefekkürdüm ben, nil derinliği firavun resminde…

Vah ahir zaman… Düşürdüğün/düştüğüm hâllere bak! /HALÂ/ Hidayet istiyorum “emrolunduğu gibi dosdoğru ol” üzerine. Hirânın gözleri yaşlı bir belâ, figandan kalbiyatımda kalmadı süveyda! Ah ölmesini bilemedim, bir avuç imanla…

SEVDE YARDIMCI 27 HAZ 2010

Edeble gelen, lütufla gider.. | Ruhu nazarlı kıza bir şeyler bırak :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s