Bugün bir çocuk öldü !


Biliyor musunuz: BUGÜN FİLİSTİN’DE BİR ÇOCUK ÖLDÜ!

Yıl 1973… 20 Şubatı 21’e bağlayan gece.

Nahr El Bared Kampı’nda her günkü sessizlik, silah taramaları ve ardından yağan havan toplarının gürültüsüyle bozuldu. Aralıksız saatlerce süren top ve kurşun yağmurlarının sonrasında her yer delik deşik, toprak kana bulanmış, kamp adeta bir ölüm tarlası haline getirilmişti.

İsrail askerleri yaşlı çocuk demeden bütün kampı ateş altında tutarak her şeyi yerle bir ediyordu. “Kiminin ayağı kopmuştu. Kiminin başı yoktu. Bazısının karnı açılmış iç organları dökülmüştü. Yüzü yanıklar içinde yere serilmiş olanı da, tek bir kurşunla hayata veda edeni de vardı.” (Filistin Rüyası, Faik Bulut, Syf: 83)

İsrailin bu işkencesi hangi müslümanın gönlünü ferahlatır. İnancı bırakın, hangi insanın kabulleneceği ve görmezden geleceği (!) bir kabuldür bu?!

Şerefsiz israilin amacı ne?

Müslümanları yok etmek mi? Kendi lehlerine çevirdikleri tevratta, kudüsün kendilerine ait olduğu düşüncesi mi?

 

BM Genel Kurulu`nun 1947`de Filistin topraklarının Araplar ve Yahudiler arasında bölünerek, Kudüs`e uluslararası statü tanınmasını onaylandı. Bu kararın ardından da 14 Mayıs 1948`de bağımsız İsrail Devleti`nin kurulduğu dünyaya açıklandı. 1947`ye kadar haritalara Filistin olarak yansıyan bölgede, geride kalan 61 yıl içerisinde dengelerin nasıl değiştiğini anlamak için aşağıdaki haritalara bakmak yeterli. Aslında bölgede her şey 1917 yılında imzalanan ve Osmanlı`dan kopuş anlamına gelen Balfour Deklarasyonu`nun imzalanması ile başladı.  (Haritalar: Aksiyon Dergisi)

İngiliz bakan Arthur Balfour, Siyonistlerin lideri Lord Rotshild`e resmi bir mektup yazdı. Bu mektupta Balfour kendisinin ve İngiltere`nin Filistin`de bir Yahudi devleti kurulması için Siyonistleri sonuna kadar destekleyeceğini yazıyordu. Bu mektup `Balfour Deklarasyonu` olarak tarihe geçti. Bu deklarasyon uyarınca Yüz binlerce Yahudi Siyonizm projesi kapsamında İngiliz mandası altındaki Filistin`e göç ettiler.

Planlı Yahudi göçü ve bunun sonucunda Filistin`de Arapların 6`da 1`i kadar çoğalan Yahudi nüfusuna karşı bir tepki olarak Nisan 1920`de iki büyük Filistin ayaklanmaları yaşandı. 1947de İngiltere, Filistin sorununun çözümünü Birleşmiş Milletler`e devretti. Birleşmiş Milletler Filistin`i iki parçaya bölüp %56.5unu Yahudilere,%43.5`unu Araplara vermeyi teklif etti. Filistin bu fikre sıcak bakmamasına rağmen, 33 ülkenin oyuyla bu plan kabul edildi.

15 Mayıs 1948de İngiltere Filistin`de mandalık yönetimini bitirmek istediğini duyurdu. Yahudi militanlar 1948 yılının Aralık ayında Filistin`in Arap köylerinde etnik temizlik başlattılar. İsrail bağımsızlığını 14 Mayıs 1948de ilan etti.

Siyonist Irgun ve Lehi örgütlerinin militanları 9 Nisan`da Deir Yasin köyünde katliam yaptıktan sonra binlerce Filistinli Lübnan, Mısır ve Batı Şeria`ya kaçtı. İsrail bağımsızlığını ilan ettikten bir gün sonra Ürdün, Mısır, Lübnan, Irak ve Suriye İsrail`e saldırdı,ama İsrail orduları onları geri püskürttü. Bu savaşlardan sonra Mısır Gazze`yi, Ürdün Kudüs etrafında küçük bir bölgeyi ve Batı Şeria`yı aldı. Bunlar Filistin`in %25iydi. 1964`de Filistin Kurtuluş Hareketi kuruldu.

5 Haziran 1967de 6 gün savaşı başladı. Orta Doğunun haritası bu savaşta değişti. Israil Gazze ve Sina yarımadasını Mısır`dan, Golan tepelerini Suriye`den aldı ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs`ü işgal etti. İsrail toprakları bu savaştan sonra neredeyse 2 kat büyüdü. Birleşmiş Millet bu savaştan sonra 242. kararını alıp İsrail`in bu savaşta kazandığı toprakları işgal edilmiş olarak kabul ederek, bir an önce çekilmelerini istedi ancak İsrail, 500.000 Filistinli`nin mülteci durumuna düştüğü bu savaş sonucunda işgal ettiği topraklardan çekilmedi.

1968`de Yaser Arafat Filistin Kurtuluş Örgütü`nün başına geçti. 1974te Yaser Arafat Birleşmiş Millet Güvenlik Konseyi`ndeki ilk konuşmasını yapıp barışçıl isteklerini vurguladı. 1977de Irgun ve Lehi örgütlerinin mirasçısı Likud, İsrail seçimlerini kazanıp iktidar partisi oldu. Likud, Israil`in bütün vaadedilmiş topraklara (Ürdün, Filistin, Irak, Suriye, Lübnan ve Mısır ile Türkiye ve İran`ın bir bölümü) yayılması gerektiğini savunuyordu. O zamanki tarım bakanı olan Ariel Şaron da Likud partisindendi. 1979de Mısırlı başkan Enver Sedat Israille barış anlaşması imzaladı ve böylece Mısır, İsrail`i tanıyan ilk Arap ülkesi oldu. Bu anlaşma çerçevesinde Gazze Filistinliler`e verildi. 

1982de Ariel Şaron, İsrail-Lübnan savaşını başlattı. Falanjistlerin de desteğiyle Sabra ve Şatilla mülteci kaplarına girerek tarihin en büyük katliamlarından biri gerçekleştirildi, binlerce Filistinli sivil öldürüldü. Sabra ve Şatilla kamplarında öldürülen sivillerin görüntüleri, insanlık tarihine kapkara bir leke olarak geçti. 

1982`de İsrail, Lübnan`a karşı savaş ilan etti. 

1987de Gazze`de Intifada adındaki ayaklanma başladı. Kısa bir süre sonra intifada Batı Şeria`ya da yayıldı. Aynı yıl, Filistin`de Hamas, Şeyh Ahmed Yasin`in önderliğinde kuruldu. 1988de Filistin Özgürlük Topluluğu Arafat`ın liderliğinde Birleşmiş Milletlerin 242. kararını ve Filistin`de iki devlet fikrini kabul etti.

1992de Israil`de İşçi partisi iktidara gelince bir barış süreci de başlamış oldu. 1993te İsrail ve Arafat Oslo Barış Anlaşmasını imzaladırlar. Bu anlaşmanın sonucunda Arafat sürgünden kurtulup Filistin`e geri döndü. 1994te Filistin Özgürlük Harekâtı ve İsrail Kahire`de görüştü. Bu görüşmelerde yapılan anlaşmanın sonucunda İsrail`in Gazze`nin çoğunu ve Batı Şeria`daki Erila şehrini Filistin`e bırakmasına karar verildi.

Eylül 200`de Ariel Şaron`un Mescidi Aksayı ziyaret etmesi, Filistinliler arasında büyük bir öfkeye ve protesto gösterilerine yol açtı. Bu olay 2. İntifadanın başlangıcı oldu.

2006-2007 yılları arasında Bu kez El Fetih ve Hamas arasındaki çatışmalar gündeme demgasını vurdu. Bağımsız Filistin için mücadele eden bu iki gücün birbirine düşmesi İsrail`in de işine yaradı. 2007 yılında Arafatın ölümünden sonra yerine geçen Mahmud Abbas ile Şimon Peres, Annapolis`te bir araya geldi. İsrail, 27 Aralık 2008`de, Yahudilerce`düğme dikmenin` bile yasak olduğu cumartesi günü Gazze`ye `Dökme Kurşun` adını verdiği bir operasyon başlattı. Bir hafta havadan devam eden bombardımana bir hafta sonra kara birlikleri de dahil oldu.

Dünyanın en büyük toplama kampı olarak nitelendirilen Gazze`de nüfus yoğunluğu o kadar yoğun ki bir metrekareye 5 Filistinli düşüyor. Hamas`ı hedef aldığını iddia eden İsrail`in tonlarca bomba attığı Gazze`de ölü sayısı her geçen dakika artmakla birlikte 566`ya yükseldi. İsrail`in iddialarının aksine ölenlerin üçte biri, sivil ve çocuklardan oluşuyor.

(Zaman)

 

Üstelik;

“KOLLARI VE BACAKLARI KIRIN!”

Siyonist İsrail, Filistin halkına yıllar önce Nazilerin kendilerine uyguladığı vahşeti aratır bir vahşet uyguluyordu. 1988 yılından bir örnek;

(…) Askerler, onlarca şüpheliyi köy dışına çıkardı. Elleri ve gözleri bağlanan gençlerin kolları ve bacakları sopalarla dikkatle kırıldı. İç organlara, yüzlere ve kafalara dokunulmamıştı. Albay Meir’in operasyonu, Yeşil Cami eylemine kıyasla çok daha titiz, düzenli ve profesyoneldi. Rabin’in ‘kolları ve bacakları kırın‘ emri, en mükemmel biçimde uygulanmıştı.” (28 Nisan ’96, Cumhuriyet)

Her Filistinliyi potansiyel suçlu olarak gören İsrail, yaşlı, genç, kadın, çocuk demeden bütün bir halka yönelik katliamlar gerçekleştirmeye devam etti.  

Bunlar kan dökmekten zevk alıyorlar!.. Şimdi Filistin kardeşlerinden bekliyor yardımı. Hiçbir şey yapamıyorum mu diyorsunuz? Allah’a secde edip, hesap günü O’nun yüzüne nasıl bakacağınızı düşünün ve hâlâ hiçbir şey yapamıyorum diyorsanız, bizim de elimizden hiçbir şey gelmez!..

ALLAH’ım Filistin halkına verdiğin iman gücünü biz aciz müslümanlara da ver ki, israilin kalemini biz kıralım!

Amin

SEVDE YARDIMCI

Reklamlar

Edeble gelen, lütufla gider.. | Ruhu nazarlı kıza bir şeyler bırak :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s