Kürsü Kızı


Baktım ki bir gün, kürsünün üzerindeyim, elimde ne bir kâğıt ne kalem. Her saki edebinden başını indirse de secdesiyle, gözlerini çiğnerdi gülümseyen belki de gülümsetilen gözbebeğim… Bu kürsüde yalan yoktu, heyecan doruklara çan sesi bıraksa da! Palavra duymaktan tiksinleşip buruşan sözler, sırtlarında bir şey taşıyordu. Şüphesiz ki bu, ağır olmasıyla dikkat çekse de fark edilmesi hüzünden geliyordu…

Annem ne çok kızardı içimdeki Çin seddine! Gurur değildi başını dik tutan, kibir ve öfke de. İki ayağını da kırası gelirdi asıl, kinle dikleşen başların. Bir iklim kokardı sert kavgaların çığlıkla boğuşup, ölümde son bulan sualsiz morglarında. Aslı’nda inkâr edilen her şey bir kâfir bırakmaz ardında. Çünkü büyüleyen kinin doğurganlığı körlükten yeşerir, bütünleşememiş yarım kalanlarla…

Nedense annemin küçük kızı o kürsüden hiç inemedi, ayaklarında kırmızı pabuçlar olmasına rağmen. Y. Nesil, oyuncak kanatlar dünyaya getirirken o kızı uçuran sihirli peri değildi. Cevabını araya dursun çatlayıncaya kadar ateist proflar! O kız büyüdü ve o tiksinleşip buruşan sözlerin sırtına binenlere inat, hâlâ kürsüsünde kalacak…

Ay’a teleskopla çıkıp, kraterlerine çarpa çarpa inen gök tanrılarının muradı elbet firavun azgınlığının Musa’sını öldürmekti. Ne zaman ki gök ALLAH’ın adıyla İsâ’yı kalbine aldı, o vakit yansıyan bir sırdı MUHAMMED-s.a.v-!…

Her küfreden nasıl kâfir kalamıyorsa Vahşi gibi, fıtratını kaybedenlerde gördü o kız esfele safiliynle eş değerleşenleri. İftirasıdır bu zamanın büyülenen gözleriyle başlarındaki kin gururu! An meselesidir kürsüden vatana ihanetle indirilmesi. Hoş, ne ihaneti eden bellidir ne ihaneti ispatlayan. Bir leke çalınacak ya o perdeleri indirilen kıza! Yine de haksızlığa tahammülün başıdır ALLAH, ALLAH, ALLAH…

Cahilin günlüğünü okuduktan sonrası merhaba der başka bir kıza. Ülkemin her sayfasında bir hüzün, “adam ve olmak” kelimelerini dokurken zihinlerine, kalplere yeşeren umutlar inadına düşürmüştür kürsü kızı. İsmi tanıdık gelmiyor mu size de? O kız, aslı’nda BİR GERÇEĞİ’ni savundu yalnız başına. “Yalnız ve başına”. Kelimelerin okunuşuna zıt bir içerikle, bu kavmin başı da TEK, sonu da!…

Şimdi anneme okusa bunları biri, şaşırıp kalmaz, eminim. O kürsüde ağlayanların hepsi inşirah yutmasına rağmen çağlıyorsa içten, bir anne merhametinin titreyişidir yüreklerinde şaşmaz… 

23-09-2009 16:08

VesseLam

SEVDE YARDIMCI

Reklamlar

2 thoughts on “Kürsü Kızı

Edeble gelen, lütufla gider.. | Ruhu nazarlı kıza bir şeyler bırak :)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s